<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Birol Yeşilada&#039;nın Dünyası</title>
	<atom:link href="http://birolyesilada.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://birolyesilada.wordpress.com</link>
	<description>Gönül ne kahve ister, ne kahvehane. Gönül sohbet ister kahve bahane</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Nov 2009 12:55:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='birolyesilada.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Birol Yeşilada&#039;nın Dünyası</title>
		<link>http://birolyesilada.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://birolyesilada.wordpress.com/osd.xml" title="Birol Yeşilada&#039;nın Dünyası" />
	<atom:link rel='hub' href='http://birolyesilada.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>BİR DAHA ASLA &#8211; Bircan OĞANKUL</title>
		<link>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/11/13/bir-daha-asla-bircan-ogankul/</link>
		<comments>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/11/13/bir-daha-asla-bircan-ogankul/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 12:48:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birolyesilada</dc:creator>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[ŞİİRLER]]></category>
		<category><![CDATA[asla]]></category>
		<category><![CDATA[beklemek]]></category>
		<category><![CDATA[Bircan Oğankul]]></category>
		<category><![CDATA[kavuşmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://birolyesilada.wordpress.com/?p=108</guid>
		<description><![CDATA[Hiç kimse bekletmesin bir diğerini ne kimseler ölsün kahrından ne sevdaları olsun karasevda herkes sevdiğine kavuşsun mutlu olsun ve hiç ayrılmasın bir daha asla&#8230;   Hiç kimse çekip gitmesin bırakıp öyle boynu bükük kalmasın sevgililer ne feryatlar duyulsun ne de isyanlar herkes sevdiğine kavuşsun mutlu olsun ve hiç ayrılmasın bir daha asla.   Hiç kimse [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=108&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-109" title="bircan" src="http://birolyesilada.files.wordpress.com/2009/11/bircan.jpg?w=108&#038;h=150" alt="bircan" width="108" height="150" /></div>
<div>Hiç kimse bekletmesin bir diğerini</div>
<div>ne kimseler ölsün kahrından</div>
<div>ne sevdaları olsun karasevda</div>
<div>herkes sevdiğine kavuşsun</div>
<div>mutlu olsun ve hiç ayrılmasın</div>
<div>bir daha asla&#8230;</div>
<div> <span id="more-108"></span></div>
<div>Hiç kimse çekip gitmesin bırakıp öyle</div>
<div>boynu bükük kalmasın sevgililer</div>
<div>ne feryatlar duyulsun ne de isyanlar</div>
<div>herkes sevdiğine kavuşsun</div>
<div>mutlu olsun ve hiç ayrılmasın</div>
<div>bir daha asla.</div>
<div> </div>
<div>Hiç kimse öksüz kalmasın sevdasında</div>
<div>bir başına yapayalnızlık zor</div>
<div>ne yaşanmışlıklar görür insanoğlu ömründe</div>
<div>kiminde acı, çokca gözyaşı ve kalp kırıklıkları</div>
<div>bütün bunlar olmasın, kimse gitmesin</div>
<div>ve hiç kimseler beklemek zorunda kalmasın</div>
<div>bırakıp gideni</div>
<div>bir daha asla.</div>
<div> </div>
<div>Bircan OĞANKUL</div>
<div> </div>
<div>05/11/2009</div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/birolyesilada.wordpress.com/108/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/birolyesilada.wordpress.com/108/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/birolyesilada.wordpress.com/108/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/birolyesilada.wordpress.com/108/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/birolyesilada.wordpress.com/108/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/birolyesilada.wordpress.com/108/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/birolyesilada.wordpress.com/108/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/birolyesilada.wordpress.com/108/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/birolyesilada.wordpress.com/108/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/birolyesilada.wordpress.com/108/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/birolyesilada.wordpress.com/108/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/birolyesilada.wordpress.com/108/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/birolyesilada.wordpress.com/108/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/birolyesilada.wordpress.com/108/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=108&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/11/13/bir-daha-asla-bircan-ogankul/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58af62a10b88d52633786d318faade72?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">birolyesilada</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://birolyesilada.files.wordpress.com/2009/11/bircan.jpg?w=108" medium="image">
			<media:title type="html">bircan</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>10 SORUDA GDO</title>
		<link>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/11/13/10-soruda-gdo/</link>
		<comments>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/11/13/10-soruda-gdo/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 12:44:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birolyesilada</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[GDO]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://birolyesilada.wordpress.com/?p=105</guid>
		<description><![CDATA[10 soruda Genetiği Değiştirilmiş   Organizmalar   04/11/2009 Resmi Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren gıda ve yem amaçlı genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar (GDO) ve ürünlerinin ithalatı, işlenmesi, ihracatı, kontrol ve denetimine ilişkin yönetmelik ülkemizde büyük bir tartışma yarattı. GDO&#8217;lu ürünlerin insan sağlığına etkisi ne olacak? Sorusu tartışmalarda öne çıkarken konunun henüz gündeme gelmeyen ekonomik-ticari pek çok [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=105&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<h1><span style="font-family:Times New Roman;">10 soruda Genetiği Değiştirilmiş </span></h1>
<h1><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></h1>
<h1><span style="font-family:Times New Roman;">Organizmalar </span></h1>
<h1><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></h1>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">04/11/2009 </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">Resmi Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren gıda ve yem amaçlı genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar (GDO) ve ürünlerinin ithalatı, işlenmesi, ihracatı, kontrol ve denetimine ilişkin yönetmelik ülkemizde büyük bir tartışma yarattı. GDO&#8217;lu ürünlerin insan sağlığına etkisi ne olacak? Sorusu tartışmalarda öne çıkarken konunun henüz gündeme gelmeyen ekonomik-ticari pek çok yönü de olduğu yavaş yavaş belirginleşiyor. Önümüzdeki günlerde konuyla ilgili yasa tasarısının da Meclis&#8217;e getirileceğini göz önüne alarak, uzun süredir konuyu kamuoyunun gündeme getirmek için çaba harcayan Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu&#8217;nun hazırladığı broşürden bir bölümü yayımlıyoruz</span></p>
<p><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"><strong>10 SORUDA GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALAR</strong></span></span></p>
<p><strong>1 &#8211; Çiftçilerin hasattan tohumunu ayırma hakkı ihlal ediliyor mu?</strong><br />
Bilindiği gibi biz köylüler geleneksel (bilge) köylü tarımcılığında yeniden ekilmek üzere ürettiğimiz ürünümüzden tohumluğumuzu ayırabiliyor ve saklayabiliyorduk. Bu amaçla Tarım Bakanlığı tarafından köylerde kurulmuş olan selektör dairelerinde, ürünümüzden ayırdığımız tohumlukları yabani tohumlardan ayırıyor, yeterli irilikte ve olgunlukta olanları seçiyor, kullanıyorduk. Üretimimizi bu şekilde ayırdığımız tohumluğumuzla özgür bir biçimde sürdürüyorduk. Tarımı ve çiftçiyi var eden, tarımsal üretimin günümüze kadar sürmesini sağlayan bu bitki üretme hakkımız ilkönce selektör dairelerinin kapatılması, daha sonra da dışarıdan tohum alımının serbest bırakılmasıyla budanmaya başlandı.<br />
Ardından milyarlarca çiftçiye ait olan bitki üretme hakkı şimdilerde sayıları 10’u bulmayan tohum şirketlerine tohumları patentleme izni verilerek elimizden alınıyor. Biz çiftçilerin ürettiğimiz ürünümüzden tohumluğumuzu ayırma hakkımız elimizden alınıyor.<br />
Aslında genetiği değiştirilmiş tohumlarla üretim yapan ülkelerin çiftçileri genetiği ile oynanmamış tohumlarla üretim yapmak istiyor. Kanada’da genetiği değiştirilmiş tohumla üretim yapan 1.566 çiftçi arasında yapılan bir araştırma bu durumu kanıtlıyor. Araştırmada 1.566 çiftçinin % 83’ü genetiği ile oynanmış tohum kullanmaya karşı olduğunu ve üretimde kullanmak istemediğini belirtmiştir. Kanadalı çiftçiler genetiği değiştirilmiş tohumla üretime karşı olma gerekçelerini;<br />
a. Kazançlarının düştüğü,<br />
b. Gıda arzının şirketlere geçtiği,<br />
c. Doğal bitkilerin ve ürünlerin risk altına girdiği,<br />
d. Piyasa kaybına uğradıkları şeklinde belirtmişlerdir.<br />
Kanada örneğinde olduğu gibi biz Türkiyeli çiftçilere zarar ettirecek, sadece şirketlere bizim sırtımızdan kazandıracak genetiği değiştirilmiş tohumla üretim yapmak istemiyoruz.<br />
<span id="more-105"></span><br />
<strong>2- Canlıya Sahip Olmak Mümkün müdür, Bu Mümkün Olmalı mıdır? </strong>İnsanoğlunun tarıma başladığı ilk yıllarda buğday yabancı bir ottu. Olgunlaştığı zaman başakları çatlar, tohumları da toprağa saçılırdı. Buğdayın doğadaki devamlılığını sağlayan buydu. Ancak bu durum tohumun toplanarak üretim yapılmasına olanak vermiyordu. Kadın çiftçiler önce bu başaklar arasında tohumlarını saçmayanları seçmek suretiyle üretime başladılar. Yani doğada, tohumluğunu ekme, seçtiği tohumu tarlaya saçma yöntemiyle ıslah çalışmaları yapmaya başladılar ve böyle yapageldiler. Ekseriyetle kadınlar bu, ıslah ve geliştirme çalışmalarını laboratuarlarda değil, doğanın bağrında uygulamalı olarak yaptılar. Bu süreç ve üretim tarzı on binlerce yıldır sürmektedir. Buğday, arpa, çeltik ve daha birçok bitki kadın çiftçilerin binlerce yıldır sürdürdüğü ıslah çalışmaları ve bilgeliğiyle bugüne kadar geldi. Bu, ürün çeşitliliğini hem artırdı hem de devamlılığımı sağladı.<br />
Bu gerçeklere rağmen şirketler bugün kendilerini yeniliklerin ve fikri mülkiyetin tek kaynağı olarak görmekte ve anlatmakta sakınca görmüyorlar.<br />
Şirketler, aslında bir bitkiyi doğal yaşam alanı olan ortamdan alarak bitkinin genleriyle laboratuar ortamlarında oynuyorlar. Sonra da genini değiştirdikleri bitki için patent alıyorlar. Patentini aldığı “bitkinin sahibi benim” diyerek o canlının sahibi oluyorlar. Yani bir tür gen korsanlığı, “hırsızlığı” yapıyorlar. Oysa genleri ile oynadıkları bu canlı(lar) yüzyıllardır zaten doğada yaşaya gelmektedir.<br />
Ayrıca eğer şirketler istemezlerse bu bitkilerin ürününden insanlar ve hayvanlar da yararlanamayacak. Neden? Şirketlere patent yoluyla canlıya sahip olma hakkı tanındığı için! </p>
<p><strong>3- Genetiği Değiştirilmiş Tohumlar İlaç Kullanımını Azaltır, İlaç Fiyatını Düşürür mü? </strong>Şirketler ürettikleri kimyasallarla topraklarımızı ve sularımızı önce kirlettiler. Şimdi de “doğa kirlendi, toprak, su, insanlar ve diğer tüm canlılar tehlike altındadır” diyor, genetiği değiştirilmiş tohum kullanmamız gerektiğini empoze ediyorlar. Böylece daha az ilaç kullanmış olacağımızı, felaketlerin de önünü alacağımızı propaganda ediyorlar.<br />
Ancak gerçekler tohum ilaç ve gıda şirketlerinin söylediği gibi değildir.</p>
<p>Kanıtlar:<br />
a) Ekilebilir tarım arazilerinin %74’ünde soya, mısır ve pamuk yetiştiren Arjantin’de, 1996 yılında 13,9 milyon litre glyphosate kullanılmış. 2008 yılına gelindiğinde Arjantin’de ilaç kullanım miktarı 200 milyon litreye ulaşmış. 1996 yılından 2008’e GDO’lu soya ekim alanı 5 kat, yabancı ot ilacı gloyphosate kullanımı 14 kat artmıştır.<br />
Bu nedenle genetiği değiştirilmiş tohumla ürün yetiştirilmesi, kullanımı ve satışının ülkemiz genelinde yasak olarak kalması önemlidir.<br />
b) Peki, genetiği değiştirilmiş tohumlar ve kullanılan ilaçlar ucuz mudur, bir de buna bakalım isterseniz.<br />
Şirketler bir kez genetiği değiştirilmiş tohumla üretimi yaygınlaştırdıktan sonra çiftçiler, tohum şirketinin tohumuna, üretim modeline ve fiyat belirlemesine teslim olur. Her yıl tohumu daha yüksek fiyatla almak zorunda kalır. Yani elini bir kez veren çiftçi bir daha kolunu tohum şirketlerinden kurtaramaz.<br />
Örnekler:<br />
• ABD’deki genetiği değiştirilmiş tohumların başını çeken soya tohumunun ortalama fiyatı 2006-2008 yılları arası iki yıllık süreçte % 50’den daha fazla arttı.<br />
• Roundup herbisitin perakende fiyatı Aralık 2006’dan Haziran 2008’e iki yıldan daha az bir sürede % 134 artış gösterdi.<br />
Biz çiftçiler biliyoruz ki, doğal denge korunabildiği oranda daha az, doğanın bozulduğu oranda daha fazla girdi (ilaç, gübre v.s.) kullanmak zorunda kalırız.<br />
Demek ki, genetiği değiştirilmiş tohumlarla üretim yapıldığında hem ilaç kullanımı hem de ilaç fiyatı sürekli artıyor. Yani ilaç ve ecza şirketleri zenginleşiyor, çiftçiler yoksullaşıyor!</p>
<p><strong>4- GDO Verimliliği Arttır mı? </strong><br />
Şirketler, genetiği değiştirilmiş ürünler “açlığa çare, çiftçiye bol kazanç getirir” diyorlar. Bu kocaman bir kuyruklu yalandır!<br />
Kanıtlar:<br />
4.1 ABD üniversiteleri tarafından yapılan testlerde genetiği değiştirilmiş soyanın diğer soyalara göre % 5,3 daha az verimli olduğu tespit edilmiştir. Nebraska Üniversitesi agroministlerinin (bitki bilimcilerinin) 2001 yılında yaptıkları çalışmalarda da veriler aynı sonuç elde edilmiştir. Kansas Devlet Üniversitesi’nin yaptığı çalışmalarda ise genetiği değiştirilmiş soyanın verimliliğinin % 9 oranında daha düşük olduğu sonucuna varılmıştır.<br />
4.2 ABD’de pamuk ekim alanlarının % 86’sında genetiği değiştirilmiş pamuk ekimi yapılmaktadır. ABD’de genetiği değiştirilmiş tohumla üretilen pamuğun verimi ise 933 kg/ha civarındadır. Çin’de pamuk ekim alanlarının % 68’i, Hindistan’da % 76’sı, Arjantin’de % 95’i genetiği değiştirilmiş tohumlarla yapılmaktadır. Çin’de verim 1.313 kg/ha., Hindistan’da 553 kg/ ha, Arjantin’de 483 kg/ha’dır.<br />
Türkiye’de ise genetiği değiştirilmemiş tohumlarla yapılan pamuk üretimindeki verimlilik hektara 1.334 kg/ha’dır. Dünya pamuk verim ortalaması ise 775kg/ha’dır.<br />
4.3 Genetiği değiştirilmiş Roundup Ready’li kanola mahsulünde % 40 oranında artış iddialarına karşı Avustralya, “yapılan denemeler bizim ulusal ortalamamızın % 17 altında olmuştur” diye açıklamalarda bulunmuştur.<br />
Bu sonuçlardan da anlaşılacağı gibi genetiği değiştirilmiş tohumlarla yapılacak üretim, verimliliği arttırmayacağı ve biz çiftçilere kazandırmayacağı gibi açlığa da çare olmayacaktır.</p>
<p><strong>5- Genetiği Değiştirilmiş Tohumlar Yoksulluğa Çare midir? </strong><br />
Genetiği Değiştirilmiş Tohumlar üreten şirketlerin bir başka propagandası “genetiği değiştirilmiş tohumlar yoksulluğa çaredir” söylemidir. Bu da doğru değildir!</p>
<p>Kanıtlar:<br />
Paraguay, genetiği değiştirilmiş soya ekim<br />
alanı bakımından dünyada yedinci sıradadır.<br />
Fakat Paraguay köylülerinin % 40’ı yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır.<br />
Güney Afrika’da 2000 yılından bu yana<br />
genetiği değiştirilmiş pamuk eken çiftçi sayısında 4 kata yakın bir azalma görülmüştür.<br />
Arjantin’in bitkisel üretiminin%75’igenetiği<br />
değiştirilmiş tohumlarla gerçekleşmektedir.<br />
Arjantin, 1970’lerde Latin Amerika’nın refah<br />
düzeyi en yüksek, fakirlik oranı % 5 olan<br />
bir ülkesiydi. Genetik tohumla üretimi<br />
artan Arjantin 2002’lere geldiğinde fakirlik oranı % 51 ‘e yükselmiştir. Genetiği değiştirilmiş tohumla üretim öncesinde Arjantinli çiftçiler ve tüketiciler<br />
zor zamanlarda kendi yiyeceklerini kendileri ekerek/üreterek karınlarını doyurabilmişti.<br />
Ancak genetiği değiştirilmiş tohumla üretimin yaygınlaşmasından sonra kendilerine ait yerel tohumları, yerel tohumla üretim yapma bilgilerini ve araçlarını yitirdiklerinden dolayı bu mümkün olmamıştır.<br />
Hint tarımına genetiği değiştirilmiş tohum şirketleri egemen olmaya başladığından bu yana artık çiftçilerin hangi ürünleri yetiştireceğine şirketler karar veriyorlar. Şirketlerin burada uyguladığı sömürü sistemi dayanılmaz bir hal almış durumda. Hindistan’da genetiği değiştirilmiş tohumlarla pamuk yetiştiren çiftçilerden ipoteğini ödeyemeyen çiftçiler canlarına kıymaya başladılar. Hindistan’da 1997-2007 arasında intihar eden çiftçilerin sayısı İçişleri Bakanlığı verilerine göre 182 bin 936. 2008 rakamlarının 16 bine yaklaştığı belirtiliyor. Sadece 2009’da hayatına son veren çiftçi sayısı 2000’i geçmiş.<br />
Büyük tarım ve ilaç tekelleri ürün ve pazar denetimini ele geçirdiği oranda yoksullaşmanın oranı da artıyor. Tarımsal üretim endüstrileştikçe, kimyasal kullanımı artıyor. Genetiği değiştirilmiş tohum kullanıldıkça önce toprak yoksullaşıyor, ardından da çiftçiler. Çiftçiler ya canlarına kıymak zorunda bırakılıyor, ya da kendi toprakları üzerinde köle durumuna düşürülüyor.</p>
<p><strong>6- Genetiği değiştirilmiş tohum üretimi toprağa zarar verir mi?</strong> </p>
<p>Toprak üretimin beşiğidir. Tohum iyi bir toprak ile buluştuğunda sağlıklı gelişebilir. Ancak tohumumuzu saçacağımız toprak özelliğini kaybetmişse normal tarımsal yöntemlerle ürün yetiştiremeyiz.<br />
Bilindiği gibi bir hektar toprağın içerisinde 2 tondan fazla canlı yaşamaktadır. Bu canlıların sürdürdüğü yaşam ve faaliyet topraktaki ham gıdaları parçalar, bitkilerin alabileceği besin şekline dönüştürür. Toprağı dönüştüren canlılar, fareler, solucanlar, böcekler ve diğer canlılar ile faydalı mikroorganizmalardır. Bu canlıların dönüştürdüğü besinleri alabilen bitkiler gelişir ve bize ürün verirler. Biz de bu ürünleri satarak geçimimizi, tüketerek de yaşamımızı sürdürürüz.<br />
Ancak bitkiye verdiğimiz ilaç, toprağa saçtığımız sentetik gübre, toprakta dönüştürücü görev gören bu canlıları zehirler ve öldürür. Bitkiler için gıda hazırlama faaliyeti toprakta yavaşlar ve toprak bitki besini açısından yoksullaşır. Bitkiyi besleyemez olur.<br />
Kimyasal girdilerin yanında genetiği değiştirilmiş tohumların da toprağın yapısını bozduğu belirlenmiştir. Şöyle ki;<br />
Bacillusthurigiensisin (Bt)toksinleri genetiği değiştirilmiş ürünlerin örneğin mısırın içinde % 25 oranında bulunmaktadır. Bunlar toprağı zehirler. Bitki artıklarını parçalamaya kalkan toprak canlıları (mikro organizmalar dahil) bu bitkileri ısırınca zehirden etkilenir. Bu yolla toprak içinde yaşayan canlılar da zarar görür. Topraktaki canlıların zarar görmesiyle verimlilik düşer.<br />
Bu nedenle, dikkat! GDO’lu tohumlar topraklarımız ve dünyamıza bırakılmış birer saatli bombadır!</p>
<p><strong>7- Genetiği Değiştirilmiş Tohumlar Biyolojik çeşitliliğe Zarar Verir mi?</strong> </p>
<p>Bizler, arı olmazsa ağaçlarımızın ve sebzelerimizin meyveye yatmayacağını, solucanlar olmazsa toprağın bitkilerimizin büyüyüp serpilmesi ve ürün vermesi için gerekli besini sağlayamayacağını, fareler olmazsa toprağın havalanamayacağını, yılan olmazsa her tarafı farelerin basacağını, leylekler olmazsa yılanların ve buğdaya zararlı haşerelerin daha da çoğalacağını v.s. bilir ve bu sonsuz zincirin tüm halkalarını sayabiliriz. Kısacası doğadaki her canlının yaşamı bir başka canlının yaşamı için, hepsinin varlığının da doğanın varlığının sürmesi için gerekli olduğuna inanırız. İşte biz çiftçiler yaşamı öyle anlarız. Ama bizim yaşam dediğimiz şeyi şirketler yaşam olarak görmüyor. “Bu çeşitlerin patentini alayım, ele geçireyim benim şirketimin malı olsun. Yalnız benim şirketimin sermayesi olsun, ondan yalnız ben kazanç elde edeyim” istiyor.</p>
<p><strong>7.1. Genetiği değiştirilmiş tohumlar tarlada durduğu gibi durmuyor!</strong> </p>
<p>Bitkilerin üremesini sağlayan polenler sınır tanımaz. Polenler tarladaki bitkinin üzerinde durduğu gibi durmaz. Bütün bitkilere ulaşır, soyunu sürdürmek için genetiği değiştirilmiş tohumlarla yetişen bitkilerin polenleri de rüzgâr, arı veya diğer böcekler yoluyla başka bitkilere bulaşır. Normal organik yetiştirilen bitkiler ile kimyasallarla üretilen bitkilerin yanında yabani akrabalarına da bulaşır. Onu çeşit olarak ortadan kaldırır. Kendisine benzetir. Geçtiğimiz yıllara kadar kültür bitkilerinden yabani akrabalarına gen kaçışının mümkün olmadığını söyleyenler, 2007’de İngiltere’de genetiği değiştirilmiş kolzadan yabani akrabası olan Yabani Hardal’a gen geçişinin ispatlanması karşısında şaşırıp kaldılar. Görüldüğü gibi genetiği değiştirilmiş tohumlarla üretim sonucunda yerli gen kaynakları zaman içinde azalır. Sadece şirketlerin patent yoluyla ele geçirdikleri çeşitlere muhtaç kalabiliriz. Şirketler bu yolla çiftçiler ile birlikte hem tüketicileri sömürür hem de biz çiftçileri kendilerine bağımlı kılıp köleleştirirler!</p>
<p><strong>7.2. Genetiği değiştirilmiş tohumlara konulan ilaçlar yararlı canlıları da yok ediyor!</strong> </p>
<p>Genetiği değiştirilmiş tohum ile yapılan üretimin sonucunda azalan sadece bitki türü olmaz. Tohumun içine konulan ilaç kurtçukları, böcekleri ve kuşları da öldürür. Mısırdaki Bt genleri sadece kurtçukları öldürmez, koçan kurtlarının yanı sıra başka yararlı böcekleri de öldürür. Zarar gören kuşlar ve böceklerin doğada yerine getirmesi gereken görevleri de aksamış olur. Böylece bütün canlıların yaşadığı doğa zarar görür.</p>
<p><strong>7.3. Genetiği değiştirilmiş tohumla üretim biyolojik çeşitliliği azaltıyor!</strong> </p>
<p>Biyolojik çeşitlilik tarımsal verimin yüksek olmasında etkili ve bir yere bağımlı olmadan üretimini devam ettirebilmesi için gereklidir. Türkiye biyolojik çeşitlilik konusunda zengin bir ülkedir. Biyolojik çeşitlilik açısından Avrupa’daki tüm ülkelerin biyolojik çeşitliliğinin üçte ikisinden daha fazla türe tek başımıza sahibiz. Türkiye’nin endemik tür (yalnız Türkiye’de yetişebilen tür) çeşitliliği 3000’in (3 bin) üzerinde. Ancak genetiği değiştirilmiş tohumlarla üretim biyolojik çeşitliliği hem azaltır hem de üretimin devamlılığını genetiği değiştirilmiş tohum şirketlerine bağımlı kılar.</p>
<p><strong>7.4. Genetiği değiştirilmiş tohumla üretim daha fazla ilaç, gübre ve petrol gerektiriyor!</strong> </p>
<p>Geniş alanlarda az çeşitle yapılan üretim daha fazla makine, dolayısıyla daha fazla petrol, daha fazla ilaç ve kimyasal gübre kullanmayı gerektirir. Bu da ülkeyi baştan başa yeşil çöl haline getirmekten başka bir işe yaramaz. Bu arada mono (tek çeşit ürün) ekiminin yaygınlaşması geleneksel ürün çeşitlerinin ortadan kalkmasına, yok olmasına neden olur.</p>
<p><strong>7.5. Genetiği değiştirilmiş tohumla üretim tarımda istihdamı azaltıyor!</strong> </p>
<p>Şirketler kendi kârları için biyolojik çeşitliliği yok edecek olan mono kültüre (tek ürün ekimine) dayalı üretime zorluyorlar. Mono kültür üretimde fazla işgücü kullanılmadığı için çiftçiler toprağından işinden olur, işçileşir. Bütün bu topraksızlaşan ve işsiz kır işçilerine dönüşen çiftçiler ne olacak? Bu üretimin ve çiftçiliğin devamlılığı açısından önemli bir risk değil midir?<br />
Bu faktörler gözetilmezse, genetiği değiştirilmiş organizmalar orta dönemde tarımsal ve toplumsal bir cinayete dönüşecektir. Genetiği değiştirilmiş tohumla üretim tarzında çiftçiler toprağa bağımlı köle olacaktır. Tüketiciler seçeneksiz, önlerine konulan sağlıksız gıdaları tüketmeye mahkûm edilecektir. Doğa ise onarılamaz yaralar alacaktır.<br />
Bu nedenle bir kez daha diyoruz: Dikkat! GDO’lu tohumlar topraklarımız ve dünyamıza bırakılmış birer saatli bombadır!</p>
<p><strong>8- Gen Mühendisliği Hayvan Yetiştiriciliğinde Sağlıklı ve Başarılı Olmuş mudur?</strong></p>
<p>Sadece bitkisel üretimde değil hayvan yetiştiriciliğinde kullanılan ve genetik yöntemlerle elde edilen hormonlar felaketlere neden oluyor.<br />
Şöyle ki:<br />
Gen mühendisliği yöntemleriyle üretilen BST veya bovin büyüme hormonu (BGH) hayvan yetiştiriciliğinde tüketiliyor.<br />
Kısa sürede bol paraya kavuşmayı arzulayan besiciler, hayvanlara aşırı kilo aldıran, yasa dışı ilaçlara yönelir. Hormon vazifesi gören Ralgro ve Synovex isimli ilaçlar, kiloyu yüzde 15-20 arası arttırıyor. Ancak hormonlu eti yiyen kişilerin hormonal yapısı bozuluyor. Hormonlu et kısırlık, cinsel güç kaybı ve kalp hastalıklarına sebep oluyor. Prof. Dr. İrfan Erol, ilaçların hayvanın etinde bırakacağı kalıntı ile insanlara geçebileceğine dikkat çekiyor. Erol; “hormon çocukların erken buluğ çağına ulaşması, dişilik hormonu alan erkek çocuklarda göğüslerin büyümesi gibi etkiler gösteriyor. Erkek ve kadınlarda karşı cinse benzer fizyolojik değişiklikler görülebiliyor” diyor.19 Ayrıca bu yolla prostat ve meme kanserine davetiye çıkarmış oluyoruz. Adı geçen ilaçlar bu nedenle 17 yıl önce Avrupa’da yasaklanmıştır. Dişilik hormonu östrojen içeren Ralgro ve Synovex, ithalatı, imalatı ve kullanılması 1992 yılında yasaklanmasına karşın çok kolay bulunabiliyor.</p>
<p><strong>9-Gıda kriziyle genetik tohum üreticilerinin ilişkisi var mıdır?</strong></p>
<p>Tarımsal ürünler artık gıda şirketleri tarafından dünya borsalarında alınıp satılıyor. Gelecek üç yılın temel besin maddelerinin gıda şirketleritarafından dünya borsalarındaki işlemlerle satın alındığı söyleniyor. Tohuma sahip olup üretime yön veren aynı şirketler borsa yoluyla besin maddelerinin de sahibi olmuş oluyor.<br />
Borsada tarımsal ürünleri ucuza alan bu şirketler satışta pahalı satıyorlar. Yoksullar bu yüksek fiyatlı gıdaları alamıyor. Dünyada herkese yetecek ve artacak kadar gıda varken insanlar açlıktan yaşamlarını kaybedebiliyor. Sonra da “dünyada gıda krizi var” deniliyor.<br />
Gıda krizinin bir başka etkeninin agro-yakıt (bitkisel yakıt) olduğu belirtiliyor. Enerjiyi kontrol altına almak isteyen şirketler tarımı enerji kaynağı olarak görüyor, o amaç doğrultusunda kullanmaya çalışıyor. Başka bir deyişle şirketler, tarımı “gaz istasyonu” haline getirmek istiyor. Geniş alanlarda enerji elde etmeye yönelik yapılan üretimde genetiği değiştirilmiş tohumların kullanıldığı biliniyor. Bu yanıyla da genetiği değiştirilmiş tohumların gıda kıtlığının nedeni olduğu, gıda fiyatlarının artmasında etkili olduğu ortadadır.</p>
<p><strong>10- Genetiği Değiştirilmiş Ürünler Sağlıklı mıdır?</strong></p>
<p>Genetiği değiştirilmiş soyanın insanlarda alerji oluşturduğu kesinleşmiştir. Genetiği değiştirilmiş patatesleri yiyen farelerin bağışıklık sisteminin ciddi biçimde bozulduğu da tespit edilmiştir. Bitkilere aktarılan genlerin çoğunluğu bakteri ve virüs kökenlidir. Gen aktarımı sırasında genetiği değiştirilmiş bitkilerin seçilebilmesi için antibiyotik dayanım izleme genleri kullanılmaktadır. Antibiyotik dayanım izleme genleri insan ve hayvan bünyesindeki bakterilere yatay olarak geçer. Bu da insan ve hayvan bünyesindeki genleri antibiyotiğe dayanıklı hale dönüştürür. Bu dönüşüm sağlık açısından büyük risk oluşturur ve bağışıklık sistemini çökertir. Kısacası, GDO’lu ürünlerden işlenmiş gıda ürünlerinin sofralarımıza ulaşması, halkımızı daha da ağırlaşan alerjik reaksiyon, antibiyotik dayanıklılık, toksik etki, artan doğum anormalleri ve kısırlık gibi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya bırakacaktır.</p>
<p>Kanıtlar:<br />
İskoçya Rowett Enstitüsü’nden Dr. Arpad Pusztai’ın genetiği değiştirilmiş patates ile beslediği farelerin tümünün iç organlarında küçülme, sindirim sistemlerinde bozukluk, bağışıklık sistemlerinde çökme, kan yapılarında bozulma ve mide çeperlerinde kalınlaşma görüldü.<br />
Rus Bilim İnsanı İrina Ermakova’nın genetiği değiştirilmiş soyayla beslediği farelerin yavrularının % 55,6’sı doğumdan üç hafta sonra öldü. Normal soyayla beslediği yavruların ise sadece % 6,8’i öldü. Genetiği değiştirilmiş soyayla beslediği fare yavrularının % 36’sının normal doğum ağırlığının altında doğduğu belirlendi. Bu deneme üç kez tekrarlanıp aynı sonuçlara ulaşılınca, Ekim 2005’te bilimsel bir panelde kamuoyu ile paylaşıldı.<br />
Avusturya Tarım ve Sağlık Bakanlığı’nın finansmanıyla Viyana Üniversitesi’nce<br />
2008 yılında yapılan bir çalışmada, genetiği değiştirilmiş gıdalarla beslenen farelerin 3-4 nesil sonra üreme yeteneklerini kaybettikleri belirlendi.</p>
<p>Caen Üniversitesi’ndeki CRIIGEN’den Prof. Seralini’nin Grubu: Rounduop herbisid seksüel hormonları bozuyor.<br />
Caen Universitesi’deki CRIIGEN’den Prof. Seralini’nin grubu, Dijon Universitesi’nden Prof. Chagnon’un grubuyla beraber, yeni doğan bebeklerin göbek bağı hücrelerinde çok az derecede Roundup toksini olduğunu gösterdikten sonra yeni bulgularını açıkladı.<br />
Örneğin Birleşik Devletlerde GDOlu gıdalarda izin verilen Roundup kalıntısından (çok az) 800 kez az olan herbisid erkekleşme hormonu androjenin hareketini engelliyor.</p>
<p>KAYNAKLAR:</p>
<p>1 Doktor Stephane McLachlan ve Rene Van Aker, doktor Lan Mauro; Çevre Bilimleri ve Kirlenmesi Araştırma Dergisi</p>
<p>2 Douthwaite, B. (2002) Enabiling ınnovation-a Practical Guide to Understanding and Fostering Technological Change, Zeed Boks, London. Aktaran: Tayfun Özkaya; “Türkiye Tohumculuğu ve İşletmelerinin Tasfiyesi” s. 255. Mülkiye Dergisi, Bahar 2009/262</p>
<p>3 Kaynak: ABD Tarım Bakanlığı Raporları-2006 Aktaran: Ahmet Atalık</p>
<p>4 Veriler; Friends of the Earth Europe (FOEE), Who Benefits from GM Crops, issue 1 16, February 2009’dan derlenmiştir.</p>
<p>5 Veriler: Ahmet Atalık; “Sofralarımızdaki Tehlikeye Dikkat! ‘GDO’lar’, makalesinden derlenmiştir.</p>
<p>6 Kaynak: USDA Foreign Agricultural Services<br />
www.gmo-compass. org</p>
<p>7 http://www.non-gm-farmers.com Kasım 2004</p>
<p>8 Veriler: Ahmet Atalık; “Sofralarımızdaki Tehlikeye Dikkat! ‘GDO’lar”, makalesinden derlenmiştir.</p>
<p>9 F.William Engdahl; “Ölüm Tohumları”, s. 195</p>
<p>10 F.Wıllıam Engdahl; “Ölüm Tohumları”, s. 192</p>
<p>11 Bilgiler: “Gıda soykırımdır”, http://www.gidahare keti.org/ Gdo-<br />
Soykirimdir- -64-haberi. aspx derlenmiştir.</p>
<p>12 Bu bilgi, F. William Engdahl; “Ölüm Tohumları”, s. 246’dan alınmıştır.</p>
<p>13 Yapılan denemeler genetiği değiştirilmiş mısırın polenlerini rüzgârın 35 km mesafeye kadar taşıdığı belirlenmiştir. Arıların ise bir seferde 5 km uzağagidebildiği bilinmektedir.</p>
<p>14 Arca Atay; “GDO’ların Tarımsal Etkileri” Genetik Yıkıma Karşı Ekolojik Devrim, Ekoloji Kolektifi Broşürü, 2009</p>
<p>15 Prof. Dr. İrfan Erol; Veteriner Fakültesi Gıda Hijyeni ve Teknolojileri Bölüm Başkanı</p>
<p>16 Kaynak: Ali Rıza Karasu, Murat Yüksel; “Kurbanlık hayvanları hormon ilacıyla besliyorlar” Zaman Gazetesi, 17 Kasım 2007 20 Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Mali Suçlar Büro Amirliği ekipleri Ankara’da bir çiftlikte büyükbaş hayvanlara Ralgro ve Synovex adlı ilaçları suçüstü yakalandı. Yapılan aramalarda 750 doz Synovex ve Ralgro marka ilaçlar ve bu ilaçların enjeksiyonunda kullanılan 6 adet aparat ele geçirildi. Zanlılar tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Zaman Gazetesi-13 Kasım 2007</p>
<p>17 Kaynak: Press Release CRIIGEN &#8211; July 2nd 2009*</p>
</div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/birolyesilada.wordpress.com/105/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/birolyesilada.wordpress.com/105/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/birolyesilada.wordpress.com/105/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/birolyesilada.wordpress.com/105/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/birolyesilada.wordpress.com/105/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/birolyesilada.wordpress.com/105/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/birolyesilada.wordpress.com/105/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/birolyesilada.wordpress.com/105/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/birolyesilada.wordpress.com/105/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/birolyesilada.wordpress.com/105/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/birolyesilada.wordpress.com/105/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/birolyesilada.wordpress.com/105/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/birolyesilada.wordpress.com/105/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/birolyesilada.wordpress.com/105/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=105&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/11/13/10-soruda-gdo/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58af62a10b88d52633786d318faade72?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">birolyesilada</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN</title>
		<link>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/09/20/bayraminiz-kutlu-olsun/</link>
		<comments>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/09/20/bayraminiz-kutlu-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2009 19:02:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birolyesilada</dc:creator>
				<category><![CDATA[KUTLAMALAR]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[kutlama]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://birolyesilada.wordpress.com/?p=97</guid>
		<description><![CDATA[  Bayramınız kutlu olsun. Sağlık, huzur ve mutluluk dolu günler sizinle olsun.   Saygılar Birol Yeşilada<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=97&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-98" title="Akide-AnaGirisSeker(1)" src="http://birolyesilada.files.wordpress.com/2009/09/akide-anagirisseker1.jpg?w=500" alt="Akide-AnaGirisSeker(1)"   /></p>
<p> </p>
<p>Bayramınız kutlu olsun. Sağlık, huzur ve mutluluk dolu günler sizinle olsun.</p>
<p> </p>
<p>Saygılar</p>
<p>Birol Yeşilada</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/birolyesilada.wordpress.com/97/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/birolyesilada.wordpress.com/97/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/birolyesilada.wordpress.com/97/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/birolyesilada.wordpress.com/97/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/birolyesilada.wordpress.com/97/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/birolyesilada.wordpress.com/97/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/birolyesilada.wordpress.com/97/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/birolyesilada.wordpress.com/97/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/birolyesilada.wordpress.com/97/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/birolyesilada.wordpress.com/97/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/birolyesilada.wordpress.com/97/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/birolyesilada.wordpress.com/97/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/birolyesilada.wordpress.com/97/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/birolyesilada.wordpress.com/97/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=97&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/09/20/bayraminiz-kutlu-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58af62a10b88d52633786d318faade72?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">birolyesilada</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://birolyesilada.files.wordpress.com/2009/09/akide-anagirisseker1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Akide-AnaGirisSeker(1)</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI</title>
		<link>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/30/30-agustos-zafer-bayrami/</link>
		<comments>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/30/30-agustos-zafer-bayrami/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 Aug 2009 15:31:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birolyesilada</dc:creator>
				<category><![CDATA[KUTLAMALAR]]></category>
		<category><![CDATA[30 ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://birolyesilada.wordpress.com/?p=95</guid>
		<description><![CDATA[30 Ağustos Zafer Bayramı&#8217;mız kutlu olsun.<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=95&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-94" title="58497_1__1" src="http://birolyesilada.files.wordpress.com/2009/08/58497_1__1.jpg?w=500" alt="58497_1__1"   /></p>
<h2><span style="color:#003366;">30 Ağustos Zafer Bayramı&#8217;mız kutlu olsun.</span></h2>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/birolyesilada.wordpress.com/95/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/birolyesilada.wordpress.com/95/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/birolyesilada.wordpress.com/95/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/birolyesilada.wordpress.com/95/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/birolyesilada.wordpress.com/95/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/birolyesilada.wordpress.com/95/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/birolyesilada.wordpress.com/95/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/birolyesilada.wordpress.com/95/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/birolyesilada.wordpress.com/95/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/birolyesilada.wordpress.com/95/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/birolyesilada.wordpress.com/95/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/birolyesilada.wordpress.com/95/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/birolyesilada.wordpress.com/95/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/birolyesilada.wordpress.com/95/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=95&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/30/30-agustos-zafer-bayrami/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58af62a10b88d52633786d318faade72?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">birolyesilada</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://birolyesilada.files.wordpress.com/2009/08/58497_1__1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">58497_1__1</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Beşiktaş Tarihçe</title>
		<link>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/28/besiktas-tarihce/</link>
		<comments>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/28/besiktas-tarihce/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 18:16:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birolyesilada</dc:creator>
				<category><![CDATA[BEŞİKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı-beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[Süleyman Seba]]></category>
		<category><![CDATA[Siya- Beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[Tuğrul Yenidoğan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://birolyesilada.wordpress.com/?p=73</guid>
		<description><![CDATA[1902 sonbaharında Beşiktaş Serencebey Mahallesi&#8217;nde, o zamanın Medine Muhafızı olan Osman Paşa&#8217;nın konağının bahçesinde, 22 kişilik genç grup, haftanın bazı günlerinde toplanıp jimnastik hareketleri yapmaktaydı. Başta Osman Paşa&#8217;nın oğulları Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket ile mahellenin gençlerinden Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Fetgeri, Nazımnazif, Cemil Feti ve Şevket Beyler’in aralarında bulunduğu gençlerin ilk ilgilendikleri spor branşları, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=73&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color:#000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-80" title="beşiktaş" src="http://birolyesilada.files.wordpress.com/2009/08/besiktas1.jpg?w=500" alt="beşiktaş"   /></span></h2>
<h2><span style="color:#000000;"><span style="color:#000000;"><span style="color:#000000;">1902 sonbaharında Beşiktaş Serencebey Mahallesi&#8217;nde, o zamanın Medine Muhafızı olan Osman Paşa&#8217;nın konağının bahçesinde, 22 kişilik genç grup, haftanın bazı günlerinde toplanıp jimnastik hareketleri yapmaktaydı. Başta Osman Paşa&#8217;nın oğulları Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket ile mahellenin gençlerinden Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Fetgeri, Nazımnazif, Cemil Feti ve Şevket Beyler’in aralarında bulunduğu gençlerin ilk ilgilendikleri spor branşları, özellikle barfiks, paralel, güreş, halter, aletli ve aletsiz jimnastikti. O sıralarda siyasi hareketler dolayısıyla her türlü toplanmadan ürkerek hafiyeler dolaştıran 2. Abdülhamit&#8217;in adamları Serencebey&#8217;deki bu toplanmaları haber alınca, spor yapan gençler bir baskınla karakola götürüldü. Bu sporcu gençlerin bir kısmının saray erkanına yakın olması, ayrıca o dönemlerde kötü gözle bakılan futbol oynamadıkları ve sadece beden hareketleri yaptıklarını belirtmeleriyle gergin durum yumuşadı. Hatta saray çevresinden Şeyhzade Abdülhalim bu sporcuları destekledi ve sık sık antrenmanları seyretmeye başladı. Ünlü boksör ve güreşçi Kenan Bey de antrenmanlara gelerek güreş ve boks hareketleri göstermeye başladı.<br />
1903 Mart&#8217;ında ise özel bir izinle Bereket Jimnastik Kulübü kuruldu. 1908&#8242;de Meşrutiyet&#8217;in ilanıyla sportif hareketler biraz daha serbestlik kazandı. 31 Mart 1909&#8242;daki siyasi olaylardan sonra Edirne&#8217;de bulunan Fuat Balkan ve Mazhar Kazancı, Hareket Ordusu ile İstanbul&#8217;a geldi. Siyasi olaylar yatıştıktan sonra iyi bir eskrim hocası olan Fuat Balkan ile başta güreş ve halter sporlarını yapan Mazhar Kazancı, Serencebey&#8217;de jimnastik yapan gençleri bularak birlikte spor yapma fikrini kabul ettirdi. Fuat Balkan, Ihlamur&#8217;daki evinin altındaki yeri, kulüp merkezi yaptı ve Bereket Jimnastik Kulübü&#8217;nün adı Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü olarak değiştirildi. Böylece jimnastik, güreş, boks, eskrim ve atletizmin ön planda tutulduğu güçlü bir spor kulübü meydana geldi. Fuat Bey&#8217;in arkadaşları Refik ve Şerafettin Beyler de iyi birer eskrimciydi.</p>
<p>Bu arada Beyoğlu Mutasarrıfı Muhittin Bey&#8217;in teşvikiyle Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü, 13 Ocak 1910 tarihinde tescil edilen ilk Türk spor kulübü oldu. Semtin gençlerinin bu spor kulübüne ilgisi büyüdü ve spor yapan üyelerin sayısı bir anda 150&#8242;ye yükseldi. Kulübün merkezi de Ihlamur&#8217;dan Akaretler&#8217;de 49 numaralı binaya taşındı. Bir süre sonra bu bina da küçük gelince, yine Akaretler&#8217;de 84 numaralı binaya geçildi. Bu binanın arkasındaki bahçe de bir spor sahası haline getirildi.</p>
<p>Tarihçemizde bjk.com.tr, Vala Somalı, Mehmet Durupınar ve Tuğrul Yenidoğan&#8217;ın kitapları, yazılarından faydalanılmıştır.<br />
<hr />
<div>
<div></div>
<div>RENKLERİMİZ VE İLK ROZETİMİZ</div>
<div>
1906 Rozeti arkasıYıllardır Beşiktaş’ın ilk renklerinin kırmızı-beyaz olduğu, Balkan Savaşı&#8217;nın kaybedilmesinin ardından siyah-beyaz olarak değiştirildiği söylenir. Beşiktaş tarihi ile ilgili bir çok kaynak böyle yazmaktadır. Ancak 100. yıl belgeselinin hazırlanması sırasında yapılan ayrıntılı araştırmalarda, kırmızı rengin kullanılmadığı, renklerimizin her zaman siyah-beyaz olduğu yönündeki belgeler ağırlık göstermiştir. Beşiktaş 100. Yıl Belgeseli yapımcısı Tuğrul Yenidoğan, yaptığı araştırmalar sonucunda bu tartışmalara noktayı koymuştur:</p>
<p>Osman Paşa Konağı’nda başlangıçta ferdi sporlar yapıldığından herhangi bir forma rengine gereksinim duyulmadı. Ancak sporcuların sayısı her geçen gün yeni katılımlarla artmaya devam edince, eğitimini Fransız mektebinde tamamlamış Mehmet Şamil Bey kurucular heyetini topladı. Okul günlerinde kullandığı, okulunun renklerini taşıyan rozeti yakasından çıkardı ve gösterdi: “Bizler de tıpkı bu rozet gibi bir rozet yaptırmalı ve Kulübümüz’de spora devam eden her azayı bu rozeti taşımaya mecbur tutmalıyız” dedi. Toplantıya katılanlar Mehmet Şamil Bey’in teklifini heyecanla kabul ettiler. Toplantının sonunda rozette yer alacak kulüp renkleri de kararlaştırıldı. Tabiatın bütünüyle birbirine zıt iki ana rengi kulüp renkleri olarak seçildi: Siyah ve Beyaz&#8230;<br />
Beşiktaş’ın ilk rozetinin yapıldığı tarih, Fransız mektebindeki rozetlerden esinlenerek miladi yıl olarak “1906” yazıldı. Üstte Arap harfleriyle “Beşiktaş” yazarken, sağda “J”, solda “K” harfleri yer aldı. Rozetin arka yüzünde “Konstantinopolis”te yapıldığı yazılıdır ve iç tarafında rozeti yapan ustanın mührü yer almaktadır. Rozetteki armada yer alan yıldızın 6 köşeli olduğu dikkat çekmektedir. 2. Meşrutiyet’e kadar (1908) bu 6 köşeli yıldız kullanılmıştır. Bu rozet, İskender Yakak tarafından Onursal Başkanımız Süleyman Seba’ya hediye edilmiştir.</p></div>
</div>
<p></span></span></span></h2>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/birolyesilada.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/birolyesilada.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/birolyesilada.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/birolyesilada.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/birolyesilada.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/birolyesilada.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/birolyesilada.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/birolyesilada.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/birolyesilada.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/birolyesilada.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/birolyesilada.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/birolyesilada.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/birolyesilada.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/birolyesilada.wordpress.com/73/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=73&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/28/besiktas-tarihce/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58af62a10b88d52633786d318faade72?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">birolyesilada</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://birolyesilada.files.wordpress.com/2009/08/besiktas1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">beşiktaş</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İzmir</title>
		<link>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/28/izmir/</link>
		<comments>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/28/izmir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 13:12:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birolyesilada</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZELİM- GÖRELİM]]></category>
		<category><![CDATA[Antik]]></category>
		<category><![CDATA[Arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çeşme]]></category>
		<category><![CDATA[Bayraklı]]></category>
		<category><![CDATA[cami sinagog]]></category>
		<category><![CDATA[harabeler]]></category>
		<category><![CDATA[k]]></category>
		<category><![CDATA[kemeraltı]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://birolyesilada.wordpress.com/?p=67</guid>
		<description><![CDATA[  Cami, kilise ve sinagoglarıyla İzmir, üç farklı dinin buluşma merkezi olarak inanç turizmine de hizmet ediyor. Antik çağda önemli bir uygarlık merkezi olan Efes’i, yılda ortalama 1.5 milyon kişi ziyaret ediyor.Müzeleri, ören yerleri, mavi bayraklı plajları, doğal güzellikleri, cami, kilise ve sinagoglarıyla ilgi çeken İzmir, resmi kayıtlara göre 5 bin yıllık geçmişe sahip. İzmir, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=67&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><em><span style="color:#003300;"> </span></em></h2>
<h2><em><span style="color:#003300;"><img class="aligncenter size-full wp-image-68" title="yağmurlu izmir" src="http://birolyesilada.files.wordpress.com/2009/08/yagmurlu-izmir.jpg?w=500" alt="yağmurlu izmir"   /></span></em></h2>
<h2><em><span style="color:#003300;">Cami, kilise ve sinagoglarıyla İzmir, üç farklı dinin buluşma merkezi olarak inanç turizmine de hizmet ediyor. Antik çağda önemli bir uygarlık merkezi olan Efes’i, yılda ortalama 1.5 milyon kişi ziyaret ediyor.Müzeleri, ören yerleri, mavi bayraklı plajları, doğal güzellikleri, cami, kilise ve sinagoglarıyla ilgi çeken İzmir, resmi kayıtlara göre 5 bin yıllık geçmişe sahip. İzmir, yeni turizm sezonunda yine her din ve ülkeden insanı ağırlıyor.İzmir’in resmi kayıtlara göre 5 bin, elde edilen bilgi ve bulgulara göre ise 7 bin yıllık tarihi, kazı alanlarında ve müzelerde saklı. İzmir, Arkeoloji, Bergama, Çeşme, Efes, Ödemiş, Tire ve Etnografya müzeleri, kentin binlerce yıllık geçmişini ve barındırdığı uygarlıkları ziyaretçilerin gözleri önüne seriyor.<br />
Yapılan kazılarda ele geçen bulgularla her geçen gün kentin tarihine yeni yolculuklar gerçekleştiriliyor. Bayraklı (Eski İzmir), Kadifekale (Pagos), Kızılçullu Su Kemerleri ve Agora, belli başlı örenyerleri arasında bulunuyor. İzmir’in merkezindeki Roma dönemine ait Agora’nın, kazılarda, büyük bölümünün ortaya çıkarıldığı biliniyor.</span></em></h2>
<h2><em><span style="color:#003300;">EFES HARABELERİ</span></em></h2>
<h2><em><span style="color:#003300;">İzmir’in Selçuk İlçesi’nde bulunan ve antik çağda önemli bir uygarlık merkezi olan Efes’i, yılda ortalama 1.5 milyon kişi ziyaret ediyor. British Museum adına J.T. Wood tarafından 1869 yılında başlanan bölgedeki arkeolojik kazılar, halen Avusturyalılar tarafından devam ettiriliyor. Kazılarda, hem Efes tarihi ve Anadolu arkeolojisine yeni boyutlar kazandırılıp bilimsel sonuçlar elde edilirken hem de açığa çıkarılan önemli yapı ve anıtlar restore ediliyor. Kazılarda, Akropol, Bizans Hamamları, Arkadiane (Liman Caddesi), Antik Tiyatro, Mermer Cadde, Celsus Kitaplığı, Aşk Evi, Hadrian ve Artemis Tapınakları’nın belli başlı bölümleri ortaya çıkarılmıştır.</span></em></h2>
<h2><em><span style="color:#003300;">Efes Antik Kenti’nin çevresindeki St. Jean Bazilikası, Hıristiyanlığı kabulünden önce putperestlerden kaçan 7 gencin, uykuya dalarak 2 yüzyıl uyuduğu rivayet edilen Yedi Uyuyanlar, Bülbül Dağı’ndaki Hz. Meryem’in Evi, yerli ve yabancı turistlerin her zaman ilgisini çeken yerler arasında bulunuyor.</span></em></h2>
<h2><em><span style="color:#003300;">KENT MERKEZİ</span></em></h2>
<h2><em><span style="color:#003300;">Kentin en önemli alışveriş merkezi olan Tarihi Kemeraltı Çarşısı, eskinin gizemli ve kubbeli dükkanlarının yanı sıra modern iş merkezleri, mağazaları, sinemaları ve kafeteryalarıyla her türlü alışveriş isteğine hitap eden bir site görünümünde. Burada geleneksel Türk el sanatlarından seramikler, çini panolar, ahşap ürünler, tombaklar, halı ve kilimlerle deri ürünlerinin her çeşidini bulmak mümkün olabiliyor. </span></em></h2>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="1%" align="right">
<tbody>
<tr>
<td>
<h2><em><span style="color:#003300;"> </span></em></h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<h2><em><span style="color:#003300;"> </span></em></h2>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h2><em><span style="color:#003300;">Musevi işadamı Nesim Levi tarafından Mithatpaşa’nın üst mahallelerine ulaşmak isteyenlere kolaylık sağlaması için yaptırılan Tarihi Asansör, günümüzde kentin prestij noktalarından birini oluşturuyor. Asansör binası, kentin yukarıdan manzarasının izlenebileceği, restoran ve kafeteryaların bulunduğu bir mekan olarak kullanılıyor.<br />
Hem manzarayı izlemek hem de çam ağaçlarının yarattığı temiz havayı içine çekmek isteyenler, Balçova’daki Teleferik Tesisleri’ni ziyaret edebilir. Spor ve doğaseverler için geniş imkanlar sunulan tesiste, yamaç paraşütü ve özel tırmanma şeritleri bulunuyor.<br />
Kentin merkezindeki Kültürpark Fuar Alanı, yeşil doğası ve çeşitli aktiviteleriyle eğlenceli zaman geçirmek isteyenler için iyi bir alternatif oluşturuyor.</span></em></h2>
<h2><em><span style="color:#003300;"> </span></em></h2>
<h2><em><span style="color:#003300;">DİNLERİN BULUŞMA YERİ</span></em></h2>
<h2><em><span style="color:#003300;">Camileri, kilise ve sinagoglarıyla İzmir, üç farklı dinin buluşma merkezi olarak inanç turizmine de hizmet ediyor. 1592 yılında Yakup Bey tarafından yaptırılan Hisar Camii, 1906 yılında Salepçizade Hacı Mehmet Efendi tarafından yaptırılan Salepçioğlu Camii, 1663’te Eminoğlu Hacı Mehmet Ağa tarafından yaptırılan Kestanepazarı Camii, 16. yüzyılda yaptırılan Şadırvan Camii, 1754’te yaptırılan Konak (Yalı) Camii, belli başlı tarihi camiler arasında yerlerini alıyor. Ayrıca St. John Bazilikası, Meryem Ana Evi, St. Polycarp Kilisesi,Beth İsrael Sinagogu, İzmir Kilisesi (Merkez) ve Bergama Kilisesi ziyaret edilebilecek yer arasında bulunuyor.<br />
Öte yandan, kentin ticari geçmişin yansıtan tarihi hanlar da halenbu faaliyetlere sahne oluyor. 1795’te Kızlarağası Hacı Beşir tarafından yaptırılan Kızlarağası Hanı, 18. yüzyılda yaptırılan Mirkelamoğlu ve Çakaloğlu Hanları, Karaosmanoğlu Hanı, hem alışveriş yapmak hem de tarihi havayı yaşamak isteyenler için ideal yerler arasında dikkatleri çekiyor.</span></em></h2>
<h2><em><span style="color:#003300;">KAPLICALAR VE PLAJLAR</span></em></h2>
<h2><span style="color:#003300;">Homeros’un destanlarında adı geçen “Agamemnon Kaplıcaları”, Balçova’da antik dönemlerden bu yana şifa dağıtmaya devam ediyor. Bayındır, Menemen, Ilıcagöl, Dikili, Seferihisar, Urla ve Gülbahçe’deki çeşitli kaplıca ve termal merkezler turizme hizmet veriyor.</span></h2>
<h2><span style="color:#003300;"> </span></h2>
<h2>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="1%" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<h2><span style="color:#003300;"> </span></h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<h2><span style="color:#003300;"> </span></h2>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</h2>
<h2><span style="color:#003300;">629 kilometre uzunluğunda kıyısı bulunan İzmir’de, bu kıyıların 101 kilometresi, doğal plaj yani kumsal özelliğiyle dikkat çekiyor. Yarımada ve koylar, deniz ve plaj kullanımı dışında da su sporlarına olanak veriyor. Selçuk-Pamucak, Urla-Gülbahçe, Çeşme-Ilıca ve Altınkum, Gümüldür ve Özdere plajlarıyla, kuzeyde Dikili ve Çandarlı, Foça-Yeni Foça plajları, kumsal özellikleri bakımından denizle buluşmanın en sıcak noktası haline geliyor.</span></h2>
<h2><span style="color:#003300;">OTELLER VE KIŞ TURİZMİ</span></h2>
<h2><span style="color:#003300;">İzmir’de turizm yatırım belgeli 58 tesis, 6 bin 212 oda ve 13 bin 544 yatak yer alırken, tesislerin 11’i merkezde 19’u Çeşme’de, 8’i Dikili’de ve 5’i Menderes’te bulunuyor. Kentteki 26 mavi bayraklı plajın 6’sı Menderes, 10’u Çeşme, 3’ü Karaburun, 5’i Foça ve 2’si Dikili’de yer alıyor.</span></h2>
<h2><span style="color:#003300;">Öte yandan, Ödemiş’in Bozdağ Beldesi’nde yaptırılan kayak tesisleri, kışın, İzmirlilerin uğrak yeri haline geliyor. Tesiste, Aralık-Mart ayları arasında kayak yapılabilirken, özellikle dağın kuzeye bakan yamaçları, Alp disiplini kayak uygulamaları yapmak için elverişli bir ortam sunuyor.</span></h2>
<h2><span style="color:#003300;">Kaynak : Hürriyet Gazetesi</span></h2>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/birolyesilada.wordpress.com/67/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/birolyesilada.wordpress.com/67/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/birolyesilada.wordpress.com/67/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/birolyesilada.wordpress.com/67/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/birolyesilada.wordpress.com/67/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/birolyesilada.wordpress.com/67/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/birolyesilada.wordpress.com/67/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/birolyesilada.wordpress.com/67/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/birolyesilada.wordpress.com/67/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/birolyesilada.wordpress.com/67/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/birolyesilada.wordpress.com/67/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/birolyesilada.wordpress.com/67/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/birolyesilada.wordpress.com/67/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/birolyesilada.wordpress.com/67/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=67&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/28/izmir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58af62a10b88d52633786d318faade72?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">birolyesilada</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://birolyesilada.files.wordpress.com/2009/08/yagmurlu-izmir.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">yağmurlu izmir</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>ÜÇ HEYKEL</title>
		<link>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/28/uc-heykel/</link>
		<comments>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/28/uc-heykel/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 12:58:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birolyesilada</dc:creator>
				<category><![CDATA[KISSADAN HİSSE]]></category>
		<category><![CDATA[değerli insan]]></category>
		<category><![CDATA[hükümdar]]></category>
		<category><![CDATA[hediye]]></category>
		<category><![CDATA[heykel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://birolyesilada.wordpress.com/?p=64</guid>
		<description><![CDATA[  İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar ama her fırsatta birbirlerini rahatsız ederlermiş. Doğum günleri, bayramlar da ilginç armağanlar göndererek karşıdakine zekâ gösterisi yapma fırsatlarıymış.    Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltıraşını huzuruna çağırmış. İstediği ; birer karış yüksekliğinde, altından, birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıymış. Aralarında bir fark olacak ama bu [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=64&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color:#800080;">  <em>İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar ama her fırsatta birbirlerini rahatsız ederlermiş. Doğum günleri, bayramlar da ilginç armağanlar göndererek karşıdakine zekâ gösterisi yapma fırsatlarıymış.</em></span></h2>
<h2><span style="color:#800080;"><em>   </em></span><span style="color:#800080;"><em>Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltıraşını huzuruna çağırmış.<br />
İstediği ; birer karış yüksekliğinde, altından, birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıymış. Aralarında bir fark olacak ama<br />
bu farkı sadece ikisi bilecekmiş. Heykeller hazırlanmış ve doğum gününde komşu ülke hükümdarına gönderilmiş. Heykellerin yanına bir de mektup konmuş.</em></span><span style="color:#800080;"><span style="color:#800080;"><em>Şöyle diyormuş heykelleri yaptıran hükümdar : &#8220;Doğum gününü bu üç  altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin tıpatıp aynısı gibi görünebilir. Ama içlerinden biri diğer ikisinden çok daha değerlidir. O heykeli bulunca bana haber ver.&#8221;<br />
</em></span></span><span style="color:#800080;"><em>  Teli birinci heykelciğin kulağından sokmuş, tel heykelin ağzından çıkmış.</em></span></h2>
<h2><em>    </em></h2>
<h2><span style="color:#800080;"><em> Hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttırmış. Üç altın heykel  gramına kadar eşitmiş. Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa çağırtmış. Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelemişler ama aralarında bir fark görememişler. </em></span></h2>
<h2><span style="color:#800080;"><em> Günler geçmiş. Bütün ülke hükümdarın sıkıntısını duymuş ve kimse çözüm bulamıyormuş. Sonunda, hükümdarın fazla<br />
isyankâr olduğu için zindana attırdığı bir genç haber göndermiş. İyi okumuş, akıllı ve zeki olan bu genç, hükümdarın bazı isteklerine karşı çıktığı için zindana atılmış. Başka çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırtmış. Genç<br />
önce heykelleri sıkı sıkıya incelemiş, sonra çok ince bir tel getirilmesini istemiş.</em></span></h2>
<h2><span style="color:#800080;"> </span></h2>
<h2><em><span style="color:#800080;">İkinci heykele de aynı işlemi yapmış. Tel bu kez diğer kulaktan  çıkmış.</span></em></h2>
<h2><em><span style="color:#800080;">Üçüncü heykelde tel kulaktan girmiş ama bir yerden dışarı çıkmamış.</span></em></h2>
<h2><em><span style="color:#800080;">Ancak telin sığabileceği bir kanal kalp hizasına kadar iniyormuş, oradan öteye gitmiyormuş.</span></em></h2>
<h2><span style="color:#800080;"><em>Hükümdar heykelleri gönderen komşu<br />
hükümdara cevabı yazmış: Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir.<br />
</em></span></h2>
<h2><span style="color:#800080;"><em><span style="color:#800080;">Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir.<br />
</span></em></span></h2>
<h2><span style="color:#800080;"><em><span style="color:#800080;">En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır. Bu değerli hediyen için çok teşekkür ederim.&#8221;</span></em></span></h2>
<h2><em><span style="color:#800080;"> </span></em></h2>
<h2><em><span style="color:#800080;"> </span></em></h2>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/birolyesilada.wordpress.com/64/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/birolyesilada.wordpress.com/64/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/birolyesilada.wordpress.com/64/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/birolyesilada.wordpress.com/64/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/birolyesilada.wordpress.com/64/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/birolyesilada.wordpress.com/64/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/birolyesilada.wordpress.com/64/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/birolyesilada.wordpress.com/64/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/birolyesilada.wordpress.com/64/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/birolyesilada.wordpress.com/64/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/birolyesilada.wordpress.com/64/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/birolyesilada.wordpress.com/64/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/birolyesilada.wordpress.com/64/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/birolyesilada.wordpress.com/64/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=64&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/28/uc-heykel/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58af62a10b88d52633786d318faade72?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">birolyesilada</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Gazi GÜDER</title>
		<link>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/28/gazi-guder-2/</link>
		<comments>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/28/gazi-guder-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 11:43:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birolyesilada</dc:creator>
				<category><![CDATA[YAZARLARIMIZI TANIYALIM]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi İşlem]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi İşlem Terimleri Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Kuvvetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Yüzbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Donanma]]></category>
		<category><![CDATA[Elektronik]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol]]></category>
		<category><![CDATA[Gazi Güder]]></category>
		<category><![CDATA[Gemlik]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dili]]></category>
		<category><![CDATA[The Marmara]]></category>
		<category><![CDATA[TSK]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Köy Kütüphaneleri Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[İskenderun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://birolyesilada.wordpress.com/?p=59</guid>
		<description><![CDATA[      1951 yılında, İskenderun’da doğdu.    1968 yılında, İskenderun lisesini bitirerek, Deniz Harb Okuluna girdi. 1971 yılında, Deniz Harp Okulundan mezun oldu. 1972 yılında, Dz.K.K. Elektronik Okulunu bitirdi. 1973 – 1976 yılları arasında Dz.K.K. lığının savaş gemilerinde Elektronik sistemlerden sorumlu subay olarak görev aldı. 1974 yılında, Her iki Kıbrıs Barış harekatında T.C.G. GEMLİK [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=59&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color:#000080;"> </span></h2>
<h2><span style="color:#000080;"> </span></h2>
<h2><span style="color:#000080;"> <img class="alignleft size-full wp-image-61" title="Gazi+G%C3%9CDER" src="http://birolyesilada.files.wordpress.com/2009/08/gazigc39cder1.jpg?w=500" alt="Gazi+G%C3%9CDER"   /></span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">1951 yılında, İskenderun’da doğdu.</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;"> </span></h2>
<h2><span style="color:#000080;"> </span><span style="color:#000080;">1968 yılında, İskenderun lisesini bitirerek, Deniz Harb Okuluna girdi.<br />
1971 yılında, Deniz Harp Okulundan mezun oldu.<br />
1972 yılında, Dz.K.K. Elektronik Okulunu bitirdi.<br />
1973 – 1976 yılları arasında Dz.K.K. lığının savaş gemilerinde Elektronik sistemlerden sorumlu subay olarak görev aldı.<br />
1974 yılında, Her iki Kıbrıs Barış harekatında T.C.G. GEMLİK muhribinde Elektronik subayı olarak görev aldı.<br />
1976 yılında,Monterey California – USA’da master eğitimine başladı.<br />
1977 yılında, Amerika – Kaliforniya’da Bilgi Sistemleri üzerine Master yaptı.<br />
Eğitim süresi içinde bazı sömestrelerde iftihara geçti.<br />
Amerika’da Eğitimi sırasında sürekli olarak futbol takımında oynadı.<br />
Türkiye’nin tanıtımına katkıda bulunmak amacıyla üniversite faaliyetleri çerçevesinde folklorik gösteriler sundu.<br />
1978 yılında, Hollanda’daki Philips kuruluşunda tümüyle bilgisayar ve elektronik denetimli silah sistemleri üzerine kurslara katıldı.<br />
1979 yılında, Bilgisayar sistemi kontrollü HARPOON güdümlü mermi (füze) sistemlerinin kursuna katılarak Teknisyen Öğretmenliği sertifikası aldı.<br />
1979 yılında, Tümüyle bilgisayar kontrollü savaş gemisi olan T.C.G. TAYFUN’un inşası, kurulması ve işletilmesi konularında görev aldı. Görevi sırasında Planlı Bakım sistemi, Yağlama sistemi vb. başta olmak üzere çok sayıda sistem geliştirdi.<br />
Bu çalışmalara örnek olarak, özellikle silah sistemlerinin işletimini sağlamak üzere gereken ve çok fazla tüketimi olan ve yalnızca yurtdışından getirilebilen özel yağlar için derin ve geniş araştırmalar sonrasında Dz.K.K. İkmal Merkezi, BP, SHELL vb. kuruluşlar arasında eşgüdümü sağlayıp bunların yurtiçinden temin edilmesini sağladı.<br />
1979 yılında, arızalı Elektronik Savaş Sistemlerinin onarımıyla ilgili olarak<br />
İngiltere’den gelen uzmanların başaramaması sonrasında, sistemleri onararak çalıştırması nedeniyle Dz.K.K. tarafından takdirname ile ödüllendirildi.<br />
1980 yılında, Askeri görevi sırasında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesinde doktora çalışmasına başladı. Gerekli projeleri pekiyi derecelerle tamamlamasına rağmen Türk Silahlı Kuvvetlerindeki görevi nedeniyle (kilit adam olmak gerekçesiyle) doktora eğitimine devam edemedi ve tamamlayamadı.<br />
1981 yılında, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının tek bilgisayar merkezi olan GOBİM – GÖLCÜK OTOMATİK BİLGİ İŞLEM MERKEZİ’ nde ( MAIN FRAME sistem) sistem mühendisi olarak görev yaptı. Çok sayıda projede Proje Lideri olarak görev almıştır.<br />
1984 yılında ayrılana kadar bu görevini sürdürdü.</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">1982 yılında, DZ.K.K. Eğitim Merkezi Komutanlığında ikmal subaylarına 14 hafta süreyle bilgi işlem sistemleri konusunda eğitimler verdi.<br />
1982-1983 yılında, Donanma Komutanlığı Askeri mahkemesi yargıç heyetinde<br />
muharip subay üye (yargıçlardan biri) olarak görev yaptı.<br />
1984 yılında, Önyüzbaşı rütbesindeyken Deniz Kuvvetlerinden istifa ederek ayrıldı.<br />
1984 yılında, Tekofaks A.Ş.’de kısa bir süre Genel Müdür olarak görev yaptı.<br />
1984 yılında, Garanti Bankasının Türkiye genelinde Otomasyon Projesi Sorumlusu olarak Tercüman Grubuna ait Mistaş Bilgisayar A.Ş.’ne geçti. Projenin iptali ile halen faaliyette olan Densan Elekronik San. ve Tic.A.Ş.’ni kurdu. Bu tarihten itibaren tüm çalışmalarını bu firmada gerçekleştirmektedir.<br />
1985 yılında, Bilgisayar konusundaki ilk Türkçe yayınlardan biri olan<br />
“ BİLGİ İŞLEM TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ ” nü hazırlayıp yayınladı. Bu kitap uzun süre “en çok satan kitaplar listesinde” kaldı ve birçok defa kaynak olarak gösterildi.<br />
Söz konusu kitap Türk Dil ve Tarih Kurumu repertuarına girmiştir. Bu çalışmayla Türk diline katkıda bulunmuştur.</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;"><span style="color:#000080;">1991 yılında, Diyarbakır Yol – Koop Tüketim Kooperatifinin başka firmalardan alınmış bilgisayar donanım ve yazılımlarındaki sorunları hiçbir ücret almadan ve gereken yazılımları da geliştirmek suretiyle gidererek sistemi çalışır ve kullanılır hale getirdi. </span></span> </h2>
<h2><span style="color:#000080;"> </span><span style="color:#000080;">1992 – 1997 yılları arasında The Marmara Otellerinin Bilgi İşlem danışmanlığını yaptı. Bu görevi sırasında bilgi sistemlerinin yeniden düzenlenmesi yanında üst yönetim için o zamana göre ilk ve tek M.I.S. .<br />
– Yönetim Bilgi Sistemini geliştirdi, oluşturdu ve yazılımını yaptı.<br />
Tümüyle otomatik olarak (insan müdahalesi olmadan) yürüyen bu raporlama sistemini geçerli Türk yasalarına uygun olmak üzere ve A.B.D. de kullanılan “UNIFORM SİSTEM OF ACCOUNTS FOR HOTELS” düzenini esas alarak uygulayıp geliştirdi.<br />
1997 yılında, Trakya Üniversitesi Otel Yönetim Sistemi yazılımlarının ücretsiz olarak temin edilmesini sağladı.<br />
2005 Halen Densan Elektronik San. Tic. A.Ş. de Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmektedir.<br />
USA – NASA’da kullanılmakta olan sistemi (yazılım) önce türkçeleştirmiş daha sonra ülkemiz koşullarına uygun hale getirerek uygulamaya sokmasını yanında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde bir çok önemli projenin içinde çok önemli görevlerde bulundu.</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">2006 Proje arkadaşlarıyla beraber Türkiye’de kitapsız, köy ve okul kalmasın diye yurt genelinde ” Ulusal Köy Kütüphaneleri Projesi” ni başlattı.</span></h2>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/birolyesilada.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/birolyesilada.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/birolyesilada.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/birolyesilada.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/birolyesilada.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/birolyesilada.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/birolyesilada.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/birolyesilada.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/birolyesilada.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/birolyesilada.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/birolyesilada.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/birolyesilada.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/birolyesilada.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/birolyesilada.wordpress.com/59/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=59&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/28/gazi-guder-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58af62a10b88d52633786d318faade72?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">birolyesilada</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://birolyesilada.files.wordpress.com/2009/08/gazigc39cder1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Gazi+G%C3%9CDER</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Gazi GÜDER</title>
		<link>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/28/gazi-guder/</link>
		<comments>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/28/gazi-guder/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 01:52:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birolyesilada</dc:creator>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Gazi Güder]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Oktay Sinanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://birolyesilada.wordpress.com/?p=51</guid>
		<description><![CDATA[  BEYNİN YARISINI KULLANAMAMAK      Son dönemde yaşı 45 – 60 arasında olan çok sayıda insanla, dostla görüşüyorum. Hemen hepsiyle olan görüşmelerimin ortak sonucu yada içeriği “ Keşke çocuğumu yabancı dilde eğitim yapan okula göndermeseydim, şimdi çok pişmanım. Çünkü ne ülkesinin farkında, ne de herhangi bir şey umurunda. Bunu önceden göremediğime üzülüyorum” şeklinde. Kesinlikle [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=51&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color:#000080;"><img class="alignleft size-full wp-image-53" title="Gazi+G%C3%9CDER" src="http://birolyesilada.files.wordpress.com/2009/08/gazigc39cder.jpg?w=500" alt="Gazi+G%C3%9CDER"   /></span></h2>
<h2><span style="color:#000080;"> </span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">BEYNİN YARISINI KULLANAMAMAK</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;"> </span></h2>
<h2><span style="color:#000080;"> </span></h2>
<h2><span style="color:#000080;"> </span><span style="color:#000080;">Son dönemde yaşı 45 – 60 arasında olan çok sayıda insanla, dostla görüşüyorum. Hemen hepsiyle olan görüşmelerimin ortak sonucu yada içeriği</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">“ Keşke çocuğumu yabancı dilde eğitim yapan okula göndermeseydim, şimdi çok pişmanım. Çünkü ne ülkesinin farkında, ne de herhangi bir şey umurunda. Bunu önceden göremediğime üzülüyorum” şeklinde.</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">Kesinlikle yabancı dil öğrenmeye karşı değilim. Hatta bu, gelişmemiz için olmazsa olmaz kurallardan birisidir. Ancak, yabancı dilde eğitim yapılmasını yadırgıyorum, içime sindiremiyorum, buna isyan ediyorum. Bu türde eğitim veren kurumları da asla tasvip etmiyorum. Bu tarz eğitim gören insanlar, temel bilimleri yabancı dilde öğreniyorlar. Bu nedenle, bugün en basit temel kavramları bile bilmez haldeler. </span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">Çünkü, beyinde yabancı dilde imaj oluşmuyor ve ezberleyerek sınıf geçiliyor. Doğal olarak da ezber fazla gitmiyor. Yabancı dilde eğitim yapan bir okulda okuduğunuzda ilk başta kendi kültürünüzden, inançlarınızdan, gelenek ve göreneklerinizden kopmaya başlarsınız ve devamında da bunlardan koparsınız.</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">Ama ne yazık ki birçok ana babalar da çocuklarını bu tür okullarda okutmakla övünürler. Çocuklarına iyi bir gelecek hazırladıklarını zannederler, böyle olduğunu düşünürler. Tabii ki, yukarıda anlatılan acı gerçeği yaşayana dek.Bunu anlarlar mı ? Orası da onlara kalmış, fazla söze gerek yok.</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">Dikkatle incelememiz gereken bir başka nokta da şudur.</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">Bugün yabancı dilde gerek Türkiye’de gerekse yurt dışında eğitim yapanlara bakalım. Yurt içinde yabancı dilde eğitim yapanların bir çoğu artık ya bu ülkeyi beğenmiyor, yada yurt dışına kaçıyor. Böyle olup olmadığını anlamak için yalnızca ara sıra medyayı izlemek yeterlidir diye düşünüyorum.</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">Peki şimdi soruyorum, bu ülkede kazanılan paralarla okumuşların yurt dışına kaçışı, gerekçeleri ne olursa olsun, doğru mudur, bunu yapmaya hakları var mıdır, bu ülkeye olan borçlarını nasıl ödeyeceklerdir ?</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">Yurt dışında okuyanların da zaten bir çoğu ülkeye geri dönmüyorlar.</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">Yıl 1980, bir gün gazetelerden birinde, ışıklar içinde yatsın, Haldun TANER’in bir yazısı çıkmıştı. Bu yazı benim bu vatana ve insanlarına olan aşkıma zirve yaptıran şey oldu. O sırada UNESCO’nun 1981 yılını, dünyada ATATÜRK yılı yapması için çalışmalarda bulunmak üzere bulunduğu yurtdışından yeni dönmüştü. Yazısında diyordu ki, kelimeler birebir uymayabilir baştan özür diliyorum, ben yalnızca yüreğime ve beynime kazıdıklarımı doğaçlama olarak yazıyorum, “&#8230;&#8230; Edindiğim genel izlenim şu oldu. Batılılar bizim gibi ülkelerin ne atom bombası yapmalarından, ne de Türkiye’de inanılmaz ölçüde petrol yataklarının bulunmasından korkuyorlar. Tek korktukları şey, kendi ülkesinde yetişmiş, batıda eğitim görmüş ama inançlarını, geleneklerini, ülkülerini kaybetmemiş insanların eğitimleri bittiğinde ülkelerine dönerek verecekleri hizmetlerdir&#8230;..” Burada anlatılmaya çalışılan kişiler, bir zamanlar “prens” olarak bu ülkeye lanse edilen yada yutturulan kişiler değildirler.</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">Şimdi soruyorum, gerek rahmetli Haldun TANER, rahmetli KAPTAN ve diğerleri sizce şair mi, edebiyatçı mı, romancı mı ? Sizce önemli özellikleri bunlar mı ?</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">Eğer böyle bakıyorsanız çok ama çok sığ bakıyorsunuz, hatta hiç ama hiç bir şey anlamamışsınız demektir. Onlar bu ülkenin yetiştirdiği, beyinleri ve yürekleriyle aslanlar gibi çarpışmış, ama hep mütevazı kalmış, pisliğe bulaşmamış, devlet ve fikir adamlarıdır. Yaptıkları yada uğraştıkları işler, sadece düşüncelerini, ideallerini bu ülke insanlarına anlatmak için kullandıkları araçlardan başka bir şey değildir. Devlet adamı demek, devlet memuru yada görevlisi demek değildir. Fikirleriyle ve eylemleriyle devlete yön verenlerdir. Ayrıca, yönetenler demek de değildir.</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">Yabancı dilde eğitimi neden onaylamıyor, şiddetle karşı çıkıyorum ?. Çünkü, lisan beynin bir fonksiyonudur. Beyin algılarken zorunlu bir biçimde ana dilini kullanır. Düşünme, normal olarak ana dilde gerçekleşir. Siz düşünme işlemini başka bir dilde yapmaya çalışırsanız, zorlanırsınız. Var olan düşünme kapasitenizi de ancak sınırlı olarak kullanabilirsiniz.</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">En genel ifadeyle, “beyninizin yarısını kullanamazsınız ! ”.</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">Sonuçta da bir şeylerden vazgeçmek zorunda kalırsınız. Kendinizden, özünüzden, öz benliğinizden. Sonrasında geriye ne kalır ? Böylece sizin yok edilmeniz için, çok fazla bir şey yapılmasına da artık gerek yoktur. Çünkü beyninizin, kendinizin, özünüzün yarısı yoktur. Bu arada küçük yaştaki çocukları için ”aman küçük yaşta yabancı dil öğrenirse daha iyi öğrenir” düşüncesiyle yabancı dadı yada bakıcı tutanların da kulaklarını çınlatalım.</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">Sn. Oktay SİNANOĞLU Koç üniversitesindeki konferansında şunları söylüyordu.</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">“&#8221;Dil gönlü yüzdüren gemidir&#8221; diyen Sinanoğlu, şunları kaydetti: &#8221;Akla<br />
hükmeden gönül olmalı. Akıl bilgisayar gibidir, hesaplamaya yarar. İnsana<br />
nereye gideceğini ise gönül söyler. Toplumun da gönlü kültürdür. Kültür,<br />
Hakkari&#8217;nin köyünde bale gösterisi yapmak değildir. Her ülkenin kültürü<br />
vardır. Dilini unutan millet, gönlünü batırmış olur. Onunla birlikte<br />
tarihten gelen bütün birikimi, kültürü gider. Gidince, seni köle yapmak<br />
isteyenlerin kölesi olursun. Çünkü bir milleti askeri yöntemlerle ancak bir<br />
süre köle yapabilirsin. Milletleri, her şeyini yok edip ilelebet köle yapmak<br />
istersen, dillerini yok edersin. Bunu iyi düşünün. Milletler, tarihten böyle<br />
silinmiştir.&#8221; Oktay Sinanoğlu, gönüllü olarak köle olmak isteyen böyle bir<br />
toplumun ilk kez görüldüğünü savunarak, &#8221;(Türkçe giderse, o kafalar,<br />
gönüllü olarak tapuları da yabancılara teslim eder) diye 30 sene önce<br />
yazdık. Bugün ne oluyor; tapular veriliyor. Gönlünü teslim etmiş bu kafa<br />
değişmezse, bu ülke gider. Ama çok şükür insanlar uyanmaya başlamıştır&#8221;<br />
diye konuştu. Bazı kişilerin &#8221;Adam toprağı cebine alıp gidecek değil ya&#8221;<br />
dediğini dile getiren Sinanoğlu, &#8221;Adam cebine koyup gitmez, daha kolayı<br />
var; seni sepetler. Sepetleyecek de görürsün&#8221; dedi.“</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">Bu arada İsrail’in nasıl kurulduğunu bilmiyorsanız öğrenmenizi öneririm.</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">SİNANOĞLU Usta, çok yaşa, ellerinizden saygıyla öpüyorum.</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">Kalın sağlıcakla,</span></h2>
<h2><span style="color:#000080;">Gazi GÜDER </span></h2>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/birolyesilada.wordpress.com/51/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/birolyesilada.wordpress.com/51/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/birolyesilada.wordpress.com/51/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/birolyesilada.wordpress.com/51/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/birolyesilada.wordpress.com/51/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/birolyesilada.wordpress.com/51/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/birolyesilada.wordpress.com/51/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/birolyesilada.wordpress.com/51/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/birolyesilada.wordpress.com/51/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/birolyesilada.wordpress.com/51/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/birolyesilada.wordpress.com/51/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/birolyesilada.wordpress.com/51/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/birolyesilada.wordpress.com/51/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/birolyesilada.wordpress.com/51/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=51&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/28/gazi-guder/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58af62a10b88d52633786d318faade72?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">birolyesilada</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://birolyesilada.files.wordpress.com/2009/08/gazigc39cder.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Gazi+G%C3%9CDER</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Bircan Oğankul</title>
		<link>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/28/bircan-ogankul/</link>
		<comments>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/28/bircan-ogankul/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 01:40:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birolyesilada</dc:creator>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[acı]]></category>
		<category><![CDATA[alışmak]]></category>
		<category><![CDATA[ayna]]></category>
		<category><![CDATA[dönmek]]></category>
		<category><![CDATA[ianat]]></category>
		<category><![CDATA[kalabalık]]></category>
		<category><![CDATA[sözler]]></category>
		<category><![CDATA[sitem]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://birolyesilada.wordpress.com/?p=48</guid>
		<description><![CDATA[ALIŞTIRMA BENİ SENSİZLİĞE   Alıştırma beni yalnızlığa Alıştırma beni sensizliğe Alışırsam, çok zor gelir Senli kalabalıklara geri dönmem bir daha Bir gün olur da Alışırsam şayet yalnızlığa Bil ki bunu istediğim için yapmam Yalnızca beni bu duruma Sen yönelttiğin içindir yeni halim Öğrenmişsindir, Verdiğim sözleri hep tutarım Yalnızlığa itmişsen beni Bu acıtsa da canımı Alışırım [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=48&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color:#008000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-49" title="12" src="http://birolyesilada.files.wordpress.com/2009/08/12.jpg?w=500" alt="12"   /></span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">ALIŞTIRMA BENİ SENSİZLİĞE</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;"> </span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Alıştırma beni yalnızlığa</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Alıştırma beni sensizliğe</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Alışırsam, çok zor gelir</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Senli kalabalıklara geri dönmem bir daha</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Bir gün olur da</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Alışırsam şayet yalnızlığa</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Bil ki bunu istediğim için yapmam</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Yalnızca beni bu duruma</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Sen yönelttiğin içindir yeni halim</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Öğrenmişsindir,</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Verdiğim sözleri hep tutarım</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Yalnızlığa itmişsen beni</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Bu acıtsa da canımı</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Alışırım</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Hiç sitem etmem</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Kaybolur siluetim, duyulmaz olur sesim</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Belki budur benden istediğin</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Bir ayna olurum o zaman</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Gördüğümü yansıtırım</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">İnat değil, didişme değil</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Misilleme hiç değildir bu yaptığım</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Sen öyle olduğunu zannedip</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Beni yanlış anlasan da</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Benim yaptığım</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Yalnızca senin istediğine rıza göstermektir</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Bütün bunlardan şikâyetçiysen eğer</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Lütfen bir bak kendine</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Neler yaptığına bana</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Alıştırma beni yalnızlığa</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Alıştırma beni sensizliğe</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Alışırsam çok zor gelir</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Senli kalabalıklara geri dönmem bir daha.</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;"> </span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">Bircan OĞANKUL</span></h2>
<h2><span style="color:#008000;"> </span></h2>
<h2><span style="color:#008000;">2009 / MAYIS</span></h2>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/birolyesilada.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/birolyesilada.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/birolyesilada.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/birolyesilada.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/birolyesilada.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/birolyesilada.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/birolyesilada.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/birolyesilada.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/birolyesilada.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/birolyesilada.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/birolyesilada.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/birolyesilada.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/birolyesilada.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/birolyesilada.wordpress.com/48/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=birolyesilada.wordpress.com&amp;blog=8969424&amp;post=48&amp;subd=birolyesilada&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://birolyesilada.wordpress.com/2009/08/28/bircan-ogankul/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58af62a10b88d52633786d318faade72?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">birolyesilada</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://birolyesilada.files.wordpress.com/2009/08/12.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">12</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
